search
top

TÜRKMENİSTAN TARİHİNDE Eğitim, Bağımsızlık, Din

ÖN SÖZ

Tarih, çeşitli milletlerin savaşlarına, göçlerine ve faklı alanlardaki mücadelelerine sahne olmuştur. Bu mücadelede kültürel, içtimai, iktisadi ve siyasi sahalarda kuvvetli olan milletler, diğerlerine devamlı galip gelmişlerdir. Gücünü, kendinden zayıf milletleri sindirme, ezme, asimile ve imha etmek için zalimce kullanan devletler, emperyalist bir güce dönüşmüşlerdir.
Bunların en zalim ve en acımasızı hiç şüphesiz geçen yüzyıllarda Türklere karşı işgalci politikalarıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği olmuştur. Bu devlet, iktisadi, siyasi ve ideolojik çıkarı için yönetimi altındaki milletleri, bilhassa kendine büyük tehdit olarak gördüğü Müslüman Türk topluluklarını değişik oyun ve hilelerle Hrıstiyanlaştırarak, Ruslaştırarak veya öldürerek tarih sahnesinden silmeye çalışmıştır. Bunu yaparken de dünya kamuoyuna şu mesajı vererek zulmüne kılıf aramıştır. “Ruslar, medeni bir ülke olarak, Orta Asya’da muayyen bir sosyal teşkilatı olmayan, yarı vahşi göçebe kabilelere rastlamaktadır. Tarih boyunca bu gibi vaziyetlerde hudutların ve ticari münasebetlerin emniyet altında tutulabilmesi için daha medeni olanın, birlikte yaşaması müşkül olan bu gibi komşular üzerinde daima hâkimiyet kura geldiği bilinen bir gerçektir.”
Rusya, 19. yüzyıldan itibaren Türkistan topraklarını sistemli bir şekilde işgal etmeye başlamıştır. Diğer Türk topluluklarını hâkimiyeti altına aldığı gibi Türkmenleri de hâkimiyeti altına almıştır. Buna muvaffak olduktan sonra, Türkmenleri kontrol altında tutmak, sömürmek ve asimile edebilmek için yine sistemli bir faaliyete girişmiştir. Bunun için önce Türkmenleri; tarihleri, kültürel değerleri, özellikle dil ve dinlerinden ayırma yoluna gitmiştir. Türkmenlere ait millî-dini kitaplar, okullar, gelenek ve görenekler yasaklanmıştır. Türkmen alfabesi değiştirilerek Rus usulüyle eğitim dayatılmıştır. İslam’a ait ne varsa yerle bir edilerek dinsizlik aşılanmaya çalışılmıştır. Ateizmi Türkmenlere kabul ettirebilmek için ateizm okulları, bölümleri, hatta üniversiteleri açılmıştır. Asimilasyon ve yok etme politikasına karşı çıkan ve direnen Türkmenler ise zalimce bastırılmış ve ortadan kaldırılmıştır.
Bu kitapta, Rus emperyalizminin acımasız yüzünü delilleri ve şahitleriyle birlikte göreceksiniz. Soydaşlarımızın Ruslardan neler çektiğini hissettikten sonra Türk dünyasının tek yürek, tek bilek ve tek dilek istikametinde hareket etmek mecburiyetinde olduğunu bir kez daha idrak edeceksiniz.
Kitap üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Rusların Türkmenlere karşı uyguladıkları eğitim politikaları irdelendi. İkinci bölümde Türkmenlerin Çarlık Döneminden itibaren Ruslara karşı verdikleri mücadele anlatıldı. Üçüncü bölümde ise Türkmenlerin kalbinden söküp atmak için bütün yolları denedikleri, fakat bir türlü başaramadıkları din konusu işlendi.
Çalışmalarım sırasında bana maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen eşime, oğullarım Bilge Kağan ve Ömer Batuhan’a, teşekkür ederim. Bu günlere gelmemde çok büyük emekleri olan sevgili anacığım ve babacığımı hasretle anar, Allah’tan sonsuz rahmet dilerim. Ayrıca eseri baştan sonuna kadar okuyarak önemli katkılarda bulunan değerli dostum Erdal Altun ve sevgili kardeşim Pena Toylı Beylere de ayrı ayrı teşekkür ederim.

Maltepe/İSTANBUL,2010
Türkmenistan Tarihinde EĞİTİM-BAĞIMSIZLIK-DİN, s. 8.

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.

top