search
top

Dil Belası

Bir gün Peygamberimiz bineğinin üzerinde, arkadaşları da onun önünde yürüyorlardı. Muaz bin Cebel, Ey Allah’ın Elçisi! Seni rahatsız etmeyeceksem yanına yaklaşmama izin verir misiniz? diye, sordu. Peygamber Efendimiz, “Yaklaş” buyurdu.
Muaz ona yaklaştı, yan yana ilerlemeye başladılar. Muaz, “Ya Resulallah! Allahtan niyazım, bizi sizden önce almasıdır. Allah göstermesin, eğer siz bizden önce vefat ederseniz, sizden sonra hangi ibadetleri yapalım.” diye sordu. Hz. Peygamber bu soruya cevap vermedi. Bunun üzerine Muaz, “Allah yolunda cihat mı edelim” diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Allah yolunda cihat güzel şeydir; ama insanlar için bundan daha hayırlısı vardır.” “Yani oruç tutmak, zekat vermek mi”?, “Oruç tutmak, zekât vermek de güzeldir.” Bu arada Muaz insanoğlunun yaptığı bütün iyilikleri sayıp döktü. Allah Elçisi her defasında “İnsan için bundan daha hayırlısı vardır.” diyordu.
Muaz, “İnsanlar için bunlardan daha hayırlısı olan nedir?” diye sordu. Efendimiz ağzını gösterdi ve: “Hayır konuşmayacaksa susmaktır.” buyurdu. Bunun üzerine Muaz’a şunları söyledi: “Allah hayrını versin Muaz! İnsanları yüzükoyun Cehenneme düşüren şey, dilinin söylediğinden başka nedir ki? Kim Allaha ve ahret gününe inanıyorsa, ya faydalı söz söylesin veya sussun, zararlı söz söylemesin. Sizler hayırlı sözler söyleyerek kazançlı çıkınız. Zararlı söz söylemeyerek esenliğe kavuşunuz.”
Hâkim, el-Müstedrek, C 4, s.286-287.

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.

top