search
top

Dabara

Uçurum Dabarası (Mezuniyet Töreni)

Türkmenistan’da mezuniyet törenlerine “uçurum dabarası” deniyor. Uçurum, öğrencilerin uçma vaktinin geldiğini ifade ederken dabara da tören anlamında kullanılıyor. 25.5.2000 tarihinde Türkmen-Türk mektepleri ve Türkmen-Türk Üniversitesinin mezuniyet törenlerine davet edilmiştim. Tören, Mekân Köşkü’nde yapıldı. Mekân köşkü, el yazmaları (kol yazmaları) enstitüsünün yanında bulunan, Sovyet Dönemi’nde yapılmış, çok amaçlı kullanılan, büyük bir salonu olan binanın adıdır.
Türkmen-Türk kolejlerinde yapılan faaliyetler ve gerçekleştirilen başarılar slaytlarla ve çeşitli konuşmalarla dinleyicilere sunuldu. Okullarda dereceye giren 1, 2 ve 3. lere değişik hediyeler verildi. Türkiye’den gelen konuklar içinde biri çok dikkatimi çekmişti. Orta boylarda mütevazı görünümlü bir adamdı o. Sahneye çıktı, öğrencilerin her birine birer cumhuriyet altını taktı. Sonra öğrendiğime göre bu şahıs, İzmir Şifa Hastanesi’nin başhekimi Dr. Mahmut Bey’miş. Törenin birinci bölümü mekân köşkünde bitti. İkinci bölümüne Türkmen-Türk Üniversitesinin kampusünde akşam yemeği ile devam edildi.
Anlatıldığına göre bugün Türkmen-Türk Üniversi’nin bulunduğu binalar, Sovyet Dönemi’nde ateizmi yerleştirmek amacıyla beyin yıkama merkezleri olarak kullanılıyormuş. Burayı Türk işadamları onarmışlar, Türkmen ve Türk öğrencilerin yanında dünyanın her bir yanından gelen gencecik beyinlere bilim öğretilen bir yer hâline getirmişler.
Kampüsün çimli geniş bir alanı vardı. Boş alana sahne hazırlanmıştı. Hemen yakınındaki fıskiyenin etrafına, çimler üzerine akşam yemeği için yaklaşık yüz elli, iki yüz kişilik birbirine paralel masalar dizilmişti. Masaların biraz ilerisinde müzik korosu yerini almış hazır bekliyordu. Koroda enstrüman olarak; ud, kanun, ney ve bendir vardı. Yemekler dağıtıldı, ekmekler bölündü, çatal kaşık sesleriyle beraber, sanatçılar yavaş yavaş taksimlere başladılar. “Eski Dostlar” “Üsküdar’a Giderken Aldı da Bir Yağmur.”, “İndim havuz başına” melodilerini ve daha birçoğunu seslendirdiler sonra “Türkiyem” türküsü ile bitirdiler.
Daha sonra Türkiye’den gelen misafirlere Türkmen cübbesi ve telpeği giydirildi. Misafirler duygu ve düşüncelerini ifade eden konuşmalar yaptı. Hepsi güzeldi; fakat yaşlı bir adam çıktı ve çok anlamlı uzun bir konuşma yaptı. Uzun olmasına rağmen bu duygu yüklü konuşma harikaydı. Sonra bu şahsın Prof. Dr. Saffet Solak olduğunu söylediler.

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.

top