search
top
Aktif Kategori: OKUMAYA DEĞER ÖYKÜLER

Çayardında Ebu Mansur

Çayardında Ebu Mansur Zaman zaman Semerkant’ın sokaklarını dolaşıyor, ilginç kıyafetli insanlara ve ateşli tartışmalara şahit oluyordu. O gün rastladığı sokak satıcılarının bağırıp çağırmalarına bir anlam veremedi. Biri avazı çıktığı kadar, “Hind malı bunlar, bitti bitiyor, gel, gel sen de gel, yetişen alıyor…” diye bağırıyordu. Muhammed, Maturid... devamı

Halepli Cemile

HALEPLİ CEMİLE Gökyüzünü aydınlatan bir ışık titremesi oldu ufukta. Ardından evin camlarını sallayan bir gürültü duyuldu. Önce hava yağmurlu ve şimşek çakıyor sandı. Uzak bir yere yıldırım düşmüştür diye düşündü. Sonra perdeyi aralayıp evin karşısındaki caddeye baktı, yağmur filan yoktu. Şafak vaktiydi. Halep’in caddeleri ışıl... devamı

Âh yar âh

AH YAR AH Hayatımı kararttın, yaşama arzumu bitirdin, ne zaman yüzümü güldürdün, işte beni öldürdün diye söyleniyordu, Sülemen (Süleyman) emmi. Ne intizarlar ediyordu. Bedduaların bini birden dökülüyordu dudaklarından. Sülemen’in öyle dokunaklı yakarışı vardı ki duyanların içine burgu gibi işliyor ve gözleri nemleniyordu. Ben sana nettin neyledim, sana bir garaz mı... devamı

Onlar da İnsandı

ONLAR DA İNSANDI Amcası Sibirya’ya, babası da Moğolistan’a sürüldükten sonra ailenin bütün yükü Bayram’ın omuzlarına yüklenmişti. Babasıyla birlikte daha birçok insan sürülmüştü Moğolistan’a. Çoğu açlıktan ölmüş ve geriye dönememişlerdi. Moğol asıllı bekçi kadın olmasaydı babası da sağ dönmezdi Bayramın. Allah babasının karşısına o kadını... devamı

Bir Yörüğün Ölümü

BİR YÖRÜĞÜN ÖLÜMÜ Her sabah kalkar kalkmaz çadırları dolaşırdı. O gün “ana göçmüş, ana göçmüş” diye bağırarak tarlanın öbür ucundaki çadırdan kendi çadırlarına doğru koştu. Belikleri yazmasının altından beline kadar uzanan esmer, ince uzun bir kadın çadırın önüne çıktı ve “Ahmet! Kim göçmüş?” diye titrek bir sesle sordu. “Omar dedem, Omar dedem... devamı

« Previous Entries

top