search
top

“Berât-ı zimmet asıldır.”

Bu Ülkede Adalet Nasıl Sağlanır? Bilen Biri Lütfen İzah Etsin!
Bu nasıl bir zihniyet, bu nasıl bir anlayış bilen varsa lütfen izah etsin de insanların zihni aydınlansın, zonklamaktan kurtulsun ve rahat etsin.
Türkiye seçim havansa çoktan girdi. Önce aday yoklamaları sonra adaylar derken milletvekili seçimlerine az bir zaman kaldı. Siyasiler seçimlere kilitlenmiş durumdalar. Bunların hepsi iyi güzel hoş da aday listelerine baktığınızda insanın zihnini bulandıran durumlar görüyorsunuz.
Hapishanenin dört duvarı arasına hiçbir kimse girmek istemez. Oraya girenlerin içinde gerçekten suçsuz, iftiraya uğramış ve isnat edilen suçlarla alakası olmayan insanlar olabilir. Vatandaş olarak adaletin bir an önce tecelli etmesini dilemekten başka bir şey gelmez elimizden. Bu bağlamda suçsuz yere yatanların hesabını kimler nasıl verir bilmem.
Hapishane odası yerine meclis sırasında oturmak isteyen kimseler olabilir. Zira milletvekili listelerine bakıldığında zihinleri bulandıran da budur. Bundan ne olacak? Bunlar mahkûm bile değil, sadece tutukludur demeyin. Bu olay, vatandaşın penceresinden listede sıralandığından çok daha farklı gözüküyor. Çünkü vatandaş adı hiçbir şaibeye karışmamış, adil, ahlaklı, hizmet edecek ve halkına her konuda örnek olacak vekiller istiyor.
Bir kimse yolsuzluk, bölücülük, yüz kızartıcı veya herhangi bir suçlamadan dolayı tutuklanmış ise cezasını çekene kadar ya da mahkeme tarafından aklanana kadar vekil seçilmeyiversin, kıyamet mi kopuyor diyor vatandaş. Fakat “Berât-ı zimmet asıldır.” Eyvallah. Suç isnat edilen kimse suçu sabit olana kadar suçsuzdur, ilkesi doğrudur. Ancak bu seçilenler adı üzerinde milletin vekilleridir. Dürüst yaşayan bir vatandaş olarak, adı x suçuna karışan biri beni nasıl temsil edebilir? Milletvekilliği, sıradan basit bir iş olamamalı. Örneğin bir kimse Anayasanı 76. maddesinde milletvekili seçilmeye engel olan suçlardan birinden suçlanarak tutuklandı. Henüz mahkemesi sonuçlandırılmadı, fakat milletvekili adayı gösterildi ve seçildi. Peki, bu kişi gerçekten suçlu ise;
1. Milletin Meclisi suçlulara bir sığınak mıdır? Bu kimsenin katil olduğu ispatlansa bile Anayasanın 83. maddesi onun zırhı olacak ve cezası gecikecektir. Hâlbuki geciken adalet, adalet değildir. Adaletten kaçan böyle bir insan halka nasıl adil davranacaktır?
2. Milletvekili olduğu zaman birçok imkân etki ve yetki eline geçecek ve “Fırsat ganimettir.” babından amaçladığı “suçu” gerçekleştirmek için daha etkin olmayacak mıdır? Milletvekili sıfatıyla elde ettiği etki ve yetki ile aleyhinde olan delilleri karartma veya yok etme yoluna gitmeyeceğinin garantisini kim verebilir? Bu kişinin bir de adalet bakanlığında aktif olduğunu düşünün!
Burada şu soru sorulabilir. Bu tutuklu ya suçsuz ise, bunun vekil seçilme hakkı engellenmiş olmaz mı? Hayır, efendim engellenmiş olmaz. Neden mi? Şöyle, eğer bir kimse milletin vekili olup halkına hizmet etmeyi kafasına koymuş ise yaşantısına ve her tür davranışına dikkat etmek zorundadır. Çünkü o artık sıradan bir vatandaş değildir. Birçok insanın temsilcisidir. Onun özel yaşantısı bile yok denecek derecede küçülmüştür. İnsanlardan gizli saklı veya yasal olmayan iş yapan birinin vekillikte ne işi vardır? Hangi siyasi düşünceye sahip olursa olsun ülkenin ortak değerleri çerçevesinde bu bütün vekiller için geçerlidir.
3. Bu ülkede bir memuru yurt dışında görevlendirirken kılı kırk yararak sınava sokarlar. Örneğin yurt dışında görevlendirilmek için sınava katılacak öğretmenlerde aranan şartlardan sekizinci madde şöyledir. “Son üç yıl içinde her yıl en az iyi derecede sicil notu almış olmak, (sicil raporları eksik olanların raporları ilgili mevzuatına göre değerlendirilecektir.)” Eğer son üç yıl içinde iyi derecede sicil notu alamamışsanız bırakınız görevlendirilmeyi, sınava bile giremezsiniz. Buna itirazım yok, bunlar tabiki olmalıdır. Ancak bu noktada insan şunları sormadan edemiyor. Milletvekilliği bu memuriyetten daha mı basittir, daha mı sıradandır, daha mı önemsizdir de herhangi bir suçla suçlanan bir kimsenin vekil seçilmesinde bir sakınca görülmemektedir.
Sağdan soldan merkezden hangi partiden olursa olsun herhangi bir suça adı karışan bir kimsenin vekil adayı gösterilmesinin arkasında politik bir hesabın olduğunu düşünmemek mümkün değil.
Eğer bu ülkede hak hukuk adalet herkes için geçerli olacaksa hiçbir siyasi parti vekillerini seçerken adı bir suça karışmış bir kimseyi halkın huzuruna çıkarmamalıdır. Aksi halde bu ülkede adalet nasıl sağlanır? Bilen biri lütfen izah etsin!

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.

top