search
top

Anadoluda Ekin Ekme Kültürü

Aşağıda anlatılan iş ve işlemler hala Anadolunun birçok dağ köylerinde devam etmektedir. Köylüler henüz ekin ekme zamanı (eylül) gelmeden “bider” ini (tohum) hazırlar. Ayrıca çift sürme ile ilgili diğer bütün hazırlıklar da tamamlanır. Örneğin saban, boyunduruk, ok, zelve, saban demiri, meses gibi alet ve edevat gözden geçirilir, varsa eksikler giderilir. Bu arada at veya öküz hangi hayvanla çift sürülecekse onların da bakımı yapılır. Örneğin ayaklarındaki nallar sağlam mı değil mi, kontrol edilir ve eskiyen varsa değiştirilir. Eğer tarla katır veya atla sürülecekse onların koşum takımı (hamıt, kayış, kamçı, dizgin vs.) elden geçirilir.
Köyde öküzler birkaç ailenin işbirliği ile nallanır. Önce öküzün yıkılacağı yer belirlenir ve orası düzeltilir. Sonra iki üç m. mesafede aynı doğrultuda yere sağlamca ucu çatal iki dikeç dikilir. Çatallar üzerinden de bir sırık uzatılır. Hayvan üç dört kişinin yardımıyla yere sırt üstü yatırılır ve ayakları bağlanır. Direğin üzerindeki sırık öküzün ayaklarının arasından geçirilerek ayakları havaya kaldırılır. Sonra da o sırık dikece kendirle sıkıca bağlanır. Daha sonra nal çakma işini bilen ehil bir kişi hızlı bir şekilde nalları öküzün ayaklarına çakar. Nallama işi bittikten sonra öküzün ayakları çözülerek serbest bırakılır. Katır veya at ise iki kişi tarafından nallanır. Biri hayvanın ayağını tutar diğeri de nalı çakar. Huysuz olmayan bir atı ehil olan bir kişi tek başına da nallayabilir. Fakat bu her zaman mümkün olmaz.
Köyde çift sürme öküz, katır, at veya merkeplerle yapılır. At ve katır tek, diğerleri ise çift olarak çifte koşulur. Öküzlerle çift sürerken “saban” denilen alet kullanılır. Saban; ok, boyunduruk, halka ve zelve gibi birkaç parçadan oluşur. Bu bir takımdır, içlerinden biri tek başına hiçbir işe yaramaz. Sabanın ana gövdesi bir ağaç kütlesinden bir bütün olarak tasarlanır. Sap tarafı elle rahat tutulabilecek şekilde kavisli olarak yapılır. Uç tarafı ise saban demirinin yerleştirilebileceği şekilde tasarlanır. Bakınca jet uçağını andıran saban demiri, yarım metre uzunluğunda ucu sivri, arka tarafı sabanın uç kısmını kavrayacak şekilde kıvrımlı olarak yapılır. Sabanın ucuna demir yerleştirildikten sonra bileziği ile iyice sıkıştırılır. Bir saban demiri uzun yıllar kullanılabilir. Eğer körelme veya kırılma olursa demirciye götürülür ve “yületilir”. Sabanın ana gövdesinin ortasından iki iki buçuk m. uzunluğunda (Hayvanların büyük ve küçüklüğüne göre ok uzunluğu değişebilir.) bir “ok” (sırık) la boyunduruğa halka ve kanca yardımıyla bağlanır. Okta burguyla delinmiş dört beş tane delik bulunur. Deliğe bir ağaç çivi “çeki” yerleştirilir. Ağaç çivi halkanın sabit durmasını sağlar. Boyunduruktaki tokayla oktaki halka bir kancayla bağlanır. Halka boyunduruktan tarafa doğru kaydırıldığında saban demiri toprağa yatay duruma gelir, sabandan tarafa doğru kaydırıldığında ise demir toprağa dikey duruma gelir. Çift süren kişi toprağı derin veya yüzeysel, nasıl sürecekse onu buradan ayarlar.
Boyunduruk, çift sürerken öküzlerin boyunlarına konan ve ok vasıtasıyla sabana bağlanan özel tasarlanmış saban takımının bir parçasıdır. Öküzler gücünü boyunduruğa verir, boyunduruk da ok vasıtasıyla sabanı çeker. İleriye doğru çeken bu güç saban demirinde toplanır ve demir toprağı yırtarak ileri doğru gider. Boyunduruk yaklaşık iki, iki buçuk metre uzunluğunda, öküzlerin boynuna konacak yeri otuz kırk cm ve hafif kavislidir. Öküzlerin boyunu acımasın diye bazen buraya keçe de sarılır. Boyun yerinin iki tarafından burgu ile delinen deliklere yerleştirilen ahşap yarım metrelik çubuklar “zelve” bulunur. Bu çubukların birinde sağlam bir ip bağlı olur. Boyunduruk öküzün boynuna konulunca bu iple zelveler birbirine bağlanır. Böylece boyunduruğun öküzün boynundan çıkması engellenmiş olur.
Köyde ekin ekilen tarlalar köyün dışındadır. Önce çift sürme ile ilgili alet ve edevat tarlaya taşınır. Sonra belirlenen günde gidilerek çifte başlanır. Tarlaya giderken çalışanlar için “azık” hayvanlar için ise yem ve saman ihmal edilmez.
Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra heybeye veya bele bağlanan bir bez içine konulan tohumlar tarlaya dikkatle saçılır. Sonra çok derin olmamak şartıyla üzeri sürülerek kapatılır. Çift sürerken ucuna sivri bir metal yerleştirilmiş olan uzun bir değnekle “meses” hayvanların bacak ve uyluğuna dürtülerek onların canlı yürümesi sağlanır. Sabanla sürmenin mümkün olmadığı tarlanın uç kısımlarındaki tohumların üzeri ise çift süren kişiye yardım eden ikinci kişi tarafından kazmalarla kazılarak örtülür. Ekin ekerken tarla bölümlere ayrılır, önce bir bölüm ekilir sonra diğer bölümlere geçilir. Bu bölümlerin her birine “evlek” denir. Bir evlek tamamlandığında beş on dakika hayvanlara dinlenme molası verilir sonra devam edilir.
Tarlanın büyülüğüne ve hava durumuna göre ekin ekme işi bir hafta veya on gün bazen daha da fazla devam edebilir. Ekinler toprak üstüne çıkıp tarla yemyeşil olduktan sonra suni gübre ile gübreleme yapılır. Bazı aileler de tarlaya keçi, koyun ve sığır gibi hayvanların dışkılarını dağıtarak tabii gübreleme yaparlar. Bundan sonra yaban domuzlarına, köylülerin hayvanlarına, porsuk gibi kemirgenlere karşı ekin tarlası sürekli kontrol edilir.

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.

top